1964 veya 1965, Türk Sineması'nda bir "genç yönetmenler kuşağı"nı yaratan yıllar. Feyzi Tuna, Tunç Başaran ve Bilge Olgaç gibi Erdoğan Tokatlı da "genç sinemacı kuşağı"nın ortaya çıkardığı bir yönetmendir. Galatasaray Lisesi'nde okuduğu yıllarda birkaç arkadaşıyla Sinema Kulübü kuran, Halit Refiğ ve Memduh Ün gibi ünlü yönetmenlere asistanlık yapan, ilk sinema filmi senaryosu Aşka Susayanlar'ı kuşakdaşı Feyzi Tuna'ya yazan Tokatlı ile tam kırk dört yıl önce, gazetecisinema yazarı olarak bir söyleşi gerçekleştirmiştim. O söyleşide özetle şöyle demişti Tokatlı: "Sinemada yapmak istediğim şey, bugün yaşadığımız hayatı vermek, kadın-erkek ilişkilerinin neden ve nasıl çıkmaza girdiğini anlatmaya çalışmaktır. İşte Son Kuşlar, bu bakış açısından çekilmiş, 'romantik gerçekçilik' adıyla tanımladığım bir aşk hikâyesidir." İlk filmini çeken bir yönetmenin ve yeni bir yapımcının ilk göz ağrısıdır Son Kuşlar. Geçmiş yıllarda beraber çok özel anılarımız olan Erdoğan Tokatlı, çok yönlü bir kişiliğin sahibidir. Tanin ve Akşam gibi günlük gazetelerde, Pazar Postası gibi haftalık ya da aylık dergilerde film eleştirileri yazmış, sinema konusunda analizler yapmış, Fransızcadan Türkçeye birçok kitap çevirmiş, 1977'de Ümit Elçi ile birlikte Focus adlı bir dış pazarlama şirketi kurup Umut, Sürü, Düşman, Kara Çarşaflı Gelin ve Maden gibi önemli filmlerin birçok yabancı ülkede satışını sağlayıp Türk Sineması'nın tanıtımını gerçekleştirmiş bir sinema emekçisidir Tokatlı. Kemal Tahir uyarlaması Güneşe Köprü'den, Oktay Akbal uyarlaması Suçumuz İnsan Olmak ve Orhan Kemal uyarlaması 72. Koğuş'a dek, sade ve iddiasız, ama yalın bir anlatım dili kuran Tokatlı bugün 69'uncu yaşını sürüyor. Ve bu yıl Uluslararası İstanbul Film Festivali'nden alacağı Sinema Onur Ödülü'nü, sağlık sorunları nedeniyle hatırlayamayacaktır yazık ki... İşte Türk Sineması'na yıllardır hizmet veren bir yönetmenin dramatik yazgısıdır bu...
- Agâh Özgüç

Yukarı