Ülkü Erakalın, sinemamızın içinden yetişen nadir değerlerimizdendir. Kendisi ile 1963 yılının Aralık ayında tanışmıştım. O günlerde Genç Kızlar isimli ilk filmimin çekimleri tamamlanmıştı. Beni arayarak 1964 yılı Ocak ayında başlayacağı, başrolü Türkan Şoray’ın üstleneceği Mualla isimli filmde benimle çalışmak istediğini belirtmişti. Zaman içinde oyunculuk yönünden kendimi geliştirmem gerektiğini, ancak görsel bir sanat dalı olan sinemada görüntülerin de çok önem taşıdığını ifade etmişti. O filmde rolleri paylaştığım sevgili Türkan Şoray, Suzan Avcı, Aliye Rona, Kenan Pars ve Avni Dilligil gibi deneyimli sanatçıların hepsi beni sevgiyle kucakladılar. Ülkü Bey’in bana gösterdiği dostluk ve yakınlığı unutmama imkân yoktur. O filmdeki sıcak ilgi benim bu çok özel mesleğe devam etmeme vesile olmuştur. Daha sonraları birçok filmde beraber çalıştık. Kendisi son derece titiz bir yönetmendir. Sete herkesten önce gelir, çekeceği sahnelerin krokilerini çıkarır, zaviyeleri tespit eder ve sanatçılara da o sahnelerle ilgili düşüncelerini, duygularını aktararak çekimlere başlardı. Herkesle ayrı ayrı ilgilenir ve çekilen sahneyi kendisi de oynayarak takip ederdi. Ben onunla çalıştığım her filmden çok zevk almışımdır. Kendisine bundan sonraki yaşamında sağlık ve başarı dileklerimi sunuyorum. Sevgili Ülkü, iyi ki varsın! Biz sinema sanatçıları olarak bize gösterdiğin sevgi ve bağlılığa teşekkür ediyor, Türk seyircisine sunduğun o unutulmaz sinema yapıtları için sana şükranlarımızı sunuyoruz. Sevgiyle kal! -Ediz Hun

Yukarı