İrfan Tözüm tam anlamıyla bir 80’ler sinemacısıdır. Gazetecilik, reklam ve fotoroman yönetmenliğinden ve Duygu Sağıroğlu’nun asistanlığından gelen sanatçı, 1986’da Çağdaş Bir Köle’yle başladığı kariyerinde o yılların en tipik özelliklerini kendisinde toplar: Birden patlayan “kadın filmleri” ve özgür, başına buyruk kadın kahramanlar... Birden kitlesellikten “aydın işi” olmaya doğru hamle yapan bir sinemada özellikle yazar-oyuncu Macit Koper’le işbirliği sonucu ortaya çıkan senaryolar... Dengeli bir biçimcilik ve giderek gelişen bir işçilik... Bu çabası, sonuç olarak on kadar filme ulaşır, 1986’dan 1996’ya uzanan. Bunlar kimi zaman ünlü oyun veya öykülerden uyarlanmıştır; Oktay Arayıcı’dan Rumuz: Goncagül, Bilgesu Erenus’tan İkili Oyunlar, Sabahattin Ali öykülerinden Devlerin Ölümü gibi. Kimi zaman ise özgün senaryolara dayanmıştır. Özellikle Macit Koper’le işbirliği özelinde Cazibe Hanımın Gündüz Düşleri, dönemin kadın filmleri akımına yoğun cinsellik soslu özgün bir katkı, o zamanlar yazdığım gibi “ödünsüz ve yürekli” bir filmdi. En iyi filmlerinden bir diğeri olan Fazilet, bu kez Gülin Tokat-Gökay Özgüç imzalı bir senaryodan yola çıkarak dört başı mamur bir kadın portresi çizer. Mum Kokulu Kadınlar ise bizzat Tözüm’ün yazdığı bir senaryonun filmidir ve onun en tipik temalarını işleyip ilgi alanlarına dalar: Kadın cinselliği, tuhaf hatta sapık aile ilişkileri, Freud öğretisine dayalı çözümlemeci bir yaklaşım. Tözüm’ün filmlerinde kadın oyunculara sunulan olağanüstü fırsatlar vardır. Gerçekten de kadınlar onun filmlerinde sanki nefes aldılar, komplekslerinin üzerine gittiler, arzularını doyurup hayatlarını yaşadılar. O belki en çok “kadın yönetmeni” tanımlamasını hak ediyor: Atıf Abi’nin hemen yanı başında... Ve o, 1996’daki o son yönetmenliğinden beri, sahibi olduğu Muhteşem Film’le sinema ve TV dizi yapımcılığını da sürdürüyor.
–Atilla Dorsay

Yukarı