Vittorio De Seta, İtalyan sinemasının en alışılmadık sinemacılarından biridir. Sicilyalı usta, 1923'te Palermo'da, asil bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi; film çekmeye başladı, üstelik kendi kendini eğiterek 1950'lerde Sicilya ve Sardinya adalarındaki yaşamı belirgin ve kendine has bir görsel ve şiirsel üslupla aktardı. Aslında niyeti mimar olmaktı ve bu minvalde, Roma Üniversitesi'nde eğitim de gördü. On yıl boyunca, bugün belgesel filmciliğin yapıtaşları olarak tanımlanan dokuz kısa fakat hayalsi ve çarpıcı belgesel çekti. 1961'de eleştirmenlerce övülen ilk uzun metrajlı, minimalist kurmaca filmi Banditi a Orgosolo / Orgosolo Haydutları'nı yönetti. Yapımcılığını, yönetmenliğini, bir kısım senaryo yazarlığını ve kameramanlığını üstlendiği bu film, aynı yıl Venedik Film Festivali'nde En İyi İlk Film Ödülü'nü kazandı. Siyah beyaz çekilen ve belgesel teknikleri barındıran Banditi, Sardinya adasının tepelerinde çekilmişti. 1966'da zorlanan bir yazarın zihnen çöküşünü anlattığı Un Uomo a Meta' / Yarım Adam'ın iki yönetmeninden biri oldu. Film, Bergman ve Antonioni'nin bir karşımı olarak övgülere boğuldu. De Seta'nın üçüncü uzun metrajlı filmi L'Invitée (1969), iyi işlenmiş bir karakter incelemesiydi. Sonunda, 1970'lerde televizyona döndü. Kısa fakat etkileyici ve dolu dolu bir kariyer; üstelik hâlâ sürüyor: Seksen yaşını aşmasına rağmen, tamamen dijital çekeceği uzun metrajlı filminin çalışmaları devam ediyor. Göz alıcı, son derece insancıl ve çarpıcı eserleri, birçok sinemacının ilham kaynağı olmaya devam ediyor. En son 2005 yılında, bunu kanıtlarcasına Martin Scorcese, ABD'deki Full Frame Belgesel Filmler Festivali'nde bu sıra dışı, olağanüstü sinemacıya saygılarını sundu.
- Alin Taşçıyan

Yukarı