Bilet Bilgileri
| TARİH&SAAT | MEKAN | TAKVİMİNE EKLE | BİLET FİYATLARI | ||
| {{item.tarih}} *° | {{item.mekan}} | BİLET AL | BİLET AL | ÜCRETSİZ |
(*) Film ekibinin katılımıyla.
(°) Bu seans, bir önceki filmin süresinin uzunluğu nedeniyle 20 dakika gecikmeli başlayacaktır.
Kısa Filmler
{{item.headline}}
> DETAYLI BİLGİÖzel Gösterim: Dünden Bugüne Türk Klasikleri
ASİYE NASIL KURTULUR
HOW TO SAVE ASIYE
- Yönetmen: Atıf Yılmaz
- TÜRKİYE / 1986 / DCP / Renkli / 106’ / Türkçe; İngilizce altyazılı
- Senarist: Barış Pirhasan
- Özgün Yapıt: Vasıf Öngören
- Görüntü Yönetmeni: Kenan Davutoğlu
- Kurgucu: Mevlüt Koçak
- Özgün Müzik: Sarper Özsan
- Oyuncular: Müjde Ar, Ali Poyrazoğlu, Hümeyra, Nuran Oktar, Güler Ökten, Füsun Demirel, Yaman Okay, Yavuzer Çetinkaya, Fatoş Sezer, Defne Halman, Dursun Ali Sarıoğlu, Savaş Yurttaş, Taner Barlas
- Yapımcı: Cengiz Ergun
- Yapım Şirketi: Odak Film
- Dünya Hakları: Odak Film
İstanbul Film Festivali, Zurich Sigorta işbirliğiyle Türk sinemasının önemli yapıtlarını restore ettirerek gün ışığına çıkarıyor ve bu klasiklerin yeni kopyalarını Türk sinemasına kazandırıyor. Sinemaseverler bu yıl Atıf Yılmaz’ın çektiği 1987 yapımı “Asiye Nasıl Kurtulur”u Atlas Prodüksiyon tarafından restore edilmiş kopyasından izleyebilecek.
1987 Antalya En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu (Hümeyra)
Anlatı içinde anlatı, katman içinde katman, oyun içinde oyun... Atıf Yılmaz imzalı Asiye Nasıl Kurtulur sinema tarihimizin üslup olarak en cüretkâr denemelerinden biri. Berlin’de tiyatro eğitimi almış Vasıf Öngören’in Epik Tiyatro etkileri taşıyan meşhur oyunundan perdeye taşınan filmde Brechtyen estetiği fark etmemek imkânsız. Müzikal sahneler, izleyiciye göz kırpan koro bölümleri, sık sık olay örgüsünü yırtarak izleyiciyi aktif şekilde anlatıya dahil etmeyi arzulayan bölümler... Barış Pirhasan tarafından sinemanın gramerine uyarlanan metin, Epik Tiyatro’nun anlatım biçimleriyle sinemada neler yapılacağı üzerine bir fikir cimnastiğidir aynı zamanda. İzleyici bir hikâyeyi, anlatılan karakterle bağ kurup bir duygusal arınma yaşamadan, bunun yerine karakteri içinde bulunduğu çıkmaza iten mekanizmaları analiz ederek nasıl takip eder? Brechtyen estetiğin sinema perdesindeki karşılığı nedir? Atıf Yılmaz’ın filminin kıymeti, bu gibi sorularla sürekli meşgul olurken bir yandan da izleyeni öykünün bol oyunlu yapısıyla cezbederek sinemasal bir haz vermeyi de başarmasındadır.
Nejat Saydam’ın 1974 yılında çektiği Asiye Nasıl Kurtulur’un aksine, Atıf Yılmaz’ın filminde anlatılan genelevdeki kadınlar birer kurban tasvirinden büsbütün uzaktır. Film daha ilk sahnesinden itibaren onları bir melodram unsuru yapmayacağını açık eder. Genelevde çalışmayı, seks işçiliği yapmayı, bu “yola düşmeyi” romantize etmez Atıf Yılmaz’ın filmi, ancak bu kadınların hayatındaki gündelik tantanayı, bizim sahne geleneğimizdeki müzikalleri anımsatan bir cümbüş neşesi içinde anlatır. Bu neşe sayesinde, ahlakçı bir melodramdan bambaşka bir his bırakır film.
Annesi de seks işçisi olan ve yaşamındaki her yolun nihai durağında kendisi de onun izinden gitmekten başka çare bulamayan Asiye’nin öyküsüdür izlediğimiz temelinde. Bu tanıdık öykünün bambaşka bir biçimle, Yeşilçam melodramlarının yerine Brechtyen estetikle aktarılmasındaki başarıda oyuncu kadrosunun da büyük payı vardır. Kurmaca içindeki kurmaca ya da “film içindeki oyun” diyebileceğimiz sahnelerde Müjde Ar ve Hümeyra, Asiye’nin hayatının alabileceği farklı yolları canlandırırlar. Filmin en önemli katmanlarından biri bu “temsil”dir. Fuhuşla Mücadele Derneği’nden gelen, cemiyette pişmiş bir burjuva hanım, genelev çalışanlarının hayata geçirdikleri bu temsil sayesinde Asiye gibi kadınların neden hep aynı kapana kısıldıklarına şahit olmuş olur.
Nihayetinde Asiye Nasıl Kurtulur, yalnızca genelevde çalışan kadınları yaratan mekanizmalarla değil, bu çarkların oluşmasını sağlayan düzenin kendisiyle ilgili bir söz söyler. Müjde Ar, Hümeyra ve Ali Poyrazoğlu gibi oyuncular, kurmacanın içindeki farklı katmanlarda birkaç farklı persona’yı birden konuşturur, filmin düzen karşıtı tonunun nüanslarını kıvrakça yansıtır. Baştan sona ustaca kurulmuş mizansenlerle film bize hep tiyatro sahnesini anımsatsa da, bir yandan da sinemanın gramerine has bir estetik tutturur ve dördüncü duvarı aşındırıp izleyiciyi eleştirel düşünceye davet eder.
-Abbas Bozkurt
Bu film, Köprüde Buluşmalar'a katılmıştır.